bir öykü yazalım mı ? ” benim adım kudret ” 4

0

pek sevgili okuyucular, değerli arkadaşlar türkiye’nin mario puzo’su olma yolunda pekde emin olmayan adımlarla ilerlerken sizlerden bu şekilde yoğun ilgi görmek beni acayip gaza getiriyor bilin istedim. ki ben senin gözyaşlarınıda gördüm diyesim geldi yine hiç alakası olmayarak elbette. asıl demek istediğime dönersek ki ben kolay gaza geliyorum sanırım arkadaşlar yapmayın böyle. teşekkür ediyorum hepinize.

işler beklediğimden daha da kolay ilerlemiş, remzi’nin güvendiği adamlardan biri olmuştum. remzi’nin hayatını kurtarmak ve canına kastedeni onun merhametli(!) ellerine bırakmanın bunda büyük faydası olmuştu. lakin kahvede çıkan bu kargaşanın tesadüfi olarak ortaya çıktığına inanmak beni hiç tanımamakla denkti. benim adım kudret, babam bu ismi bana güçlü olmam için taktı. kahvehaneye ben geldiğim zaman hile yapması için bir adam ayarlamak benim işimdi fakat adama kendisine hiç birşey olmayacağını tahaaüt etmiş bi miktar da para vermiştim. sen kargaşa çıkar gerisini merak etme, ben halledeceğim. bunu duyan hangi insan kendisinin vurulacağını daha doğrusu yem olarak kullanılıcağını düşürür dahası beni daha önceden tanıyor ve benden para kazanıyorsa. açık konuşmak gerekirse menfaatime olmayan hiç bir sözüme güven olmayacağını garanti ederim. hatta bazen işler menfaatime gözüküyor olsa bile güvenilmesini tercih etmem. zira benim başka hesaplarım olabilir ve tüm bu hesapların tek kazananı, pay vermeyeni olmak benim felsefemdir. hem zaten insan, insana nasıl güvenebilir ki? aralarında çıkar ilişkilerinin olmadığını söyleyenler açıkca yalan söylüyordur. kendisine kötü davranıldığı halde karşısındaki iyi davranabilen olsa bile tüm kalbiyle ona karşı sevgi besleyemez kimse. insanlar yaptığı herşeyin karşılığında birşey bekler. sever, sevilmeyi bekler. iyilik yapar iyilik görmek ister. çalışır, para kazanmak ister. sadaka verir sevap bekler. insan ne yaparsa muhakkak karşılığında birşey ister kendi menfaatine. ben ise ilişkilerimi tamamen menfaatim üzerine kurduğumu inkar etmiyorum.
bugün kahvehaneye gideceğim yine remzi abimizin gözünün önünde olmak, adımı ve cismimi onun diline, gözüne alıştırmak istiyorum. dün remzi’yi öldürebilirdim yarattığım kargaşa buna müsaitti lakin ben remzi’yi öldürmek değil. itibarini yerle bir etmek, onu acınacak hale getirmek istiyorum. ve remzi’nin benden intikam almak isteyecek kimsesi kalmayana kadar da kimse benim kudret karamuhsinoğlu olduğumu bilmemeli.
kahvehaneye gittiğimde remzi yine masasında oturuyordu. kahvehanenin olduğu sokağın başında 90 model siyah renk bir opel vectra vardı. içeri girip remzi’ye kafa selamı vererek çay söyledim ve henüz oturmadan önce tuvalete gittim. henüz iki dakika geçmemişti ki siyah renkli kahvehanenin önüne çekmiş içinden çıkan 4 kişi ellerinde Colt firmasının ürettiği M4 makineli tüfekleriyle kahvehaneyi taramaya başladılar, kapıdaki tüm adamları öldürdüler. camları çerceveleri yerle bir ettiler içlerinden iki tanesi içeri girdi. tam tezçihat üniformalıydı ikisi de bir kahvehaneyi taradıklarını görmeyenler onları özel tim sanardı. yüzlerinde kar maskesi vardı. içeride de rastgele önlerine çıkan kim varsa öldürdüler. yalnızca remzinin olduğu masaya ateş etmiyorlardı. ellerinde imkan verken geri çekildiler ve gittiler. tarih bugünü not almalıydı. şuanda remzi’nin işlettiği kahvehane ilk defa bu şekilde aşağılanıyor remzi içerisindeyken yerle bir ediliyordu. sağ kalanlar şoktaydı. saldırı boyunca tuvaletten çıkmamıştım. çıktığımda ise direk remzi’nin yanına gidip kolundan tutup ayağa kaldırdım. remzi’nin aklı kesmiyordu. kim buna cesaret edebilirdi? kim ona düşman olmayı  göze alabilirdi. ben de ona aynen bu soruyu sordum. 
– neler oluyor abi? kim bunlar?
+ kim olduklarını bilmiyorum, ah bir bilsem. ama canlarına susadıklarına yemin ederim. hepsi ölü artık onların! hepsi!
silah seslerini duyan mekana geldi, daha sonra bir araba yanaştı ve remzi küfürler savururken bir yandan arabaya bindirdim. bende çıktım gittim. artık kimsenin bu kahvehaneye geleceğini sanmıyorum, remzi abinin mekanı taranmış, remzi öldürülmeye değer görülmemişti. sokaklarda tüm bunlar şimdiden konuşuluyordu.

arkadaşlar çok müthiş süper merak uyandırıcı yazmıyor olabilirim, şu sıralar mafya, çete, sokak dizileri revaçta. çok farklı bir senaryo beklemeyin benden zira sokaklardı hüküm sürme kavgası ve ölümlerde yapılan çok fazla değişiklik yok.( nasılda kendimi haklı çıkardım ama ha ha ha ) sağlıcakla kalın.

CEVAP VER