küçük hikaye – ” çırpınış ” 2

0
Çırpınış

sokağa çıkmaya karar verdim. itiraf etmeliyim ki biraz da tazelendim. kendimi toplumun bir parçası olabilicek kadar dinç hissediyorum. bir umuda sarılmışım, yeni bir başlangıç arıyorum. tam da bu yüzden çıkmaya karar verdim sokağa. boy boy afişler var çünkü ” sokakta hayat var. ”  bir umuda sarılmışım, sokağa çıkıyorum.
onlarca, onbinlerce insan görüyorum hiç kimsenin hayatına dokunmuyorum dokunamıyorum. hiç kimsenin dikkatini çekmiyorum fakat yürürken boynunu eğmiş yere bakan insanlar bile benim dikkatimi çekiyor. herkes kendi hikayesinde boğuluyor herkes kendi hikayesinde binbir çeşit olay yaşıyor. 25. saat gibi 32. gün gibi 365 gün 6. saat gibi dışarıdan izliyorum merak ediyorum neler yaşıyor bu insanlar neden bu kadar umursamazlar? hayatın öyle bir silsilesi var ki kişi kendi hikayesine odaklanırken bile hem isyan hem de şükür edecek bir başkasını bulabiliyor. milyarlarca pencere var hangisinden bakarsan bak daha iyisi ve daha kötüsü var. öyle bir silsile ki bu yağan kar bazı insanlara neşe ve bereket verirken bazı insanları hayatta kalma savaşının ortasında bırakıyor. öyle bir silsile ki bu bir damla su kimi yerde hayat kurtarırken kimi yerde eğlenceye dönüşebiliyor su savaşları yapacak kadar. benim pencerelerim ise yalnızlığa açılıyor. olur olmadık düşüncelere ve geri getirilemeyecek yıllara, ziyan oluşa açılıyor.
oysa ne kadar çok şey yapmak istiyorum. alışmasaydım eğer yalnızlığa bu kadar üşenmezdim ve insanlarla iletişim kurarken yorulmazdım. hiç bir engel yok aramda yapmak istediklerimi yapmak için kafamda koyduklarım hariç kendimi kandırışlarım erteleyişlerim hariç. anlıyor musunuz? öyle bir hal ki bu yaşamın tüm zevkinin farkındayım fakat bu zevki almak istemiyorum. almak için hiç birşey yapmıyorum ve beklemiyorum. ama, ama bugün sokağa çıkmaya karar verdim. filmlerde gördüğüm yalnız karakterlerin sokağa çıkıp birşeylere dokunmasının cazibesine kapıldım belki de. güneşin parıl parıl parladığı masmavi bir gökyüzü fakat az bembeyaz bulutlu bir gökyüzü düşlüyorum bunlardan fevkalede bir keyif almayı umuyorum. bir adım bir adımdır değil mi? belki beni farkeden birine rastlarım. belki dilenci benden para ister, belki selpak satan adam bana bir selpak satmak ister. en azından belki onlar görür bu sefer beni. hem belli mi olur büyük bir his var içimde belki biri günaydın der bu sabah. bir umuda sarıldım, anlıyor musunuz?
varolduğumu artık anlamalıyım. tek niyetim bu artık inanın. birileri… birileri çok oldu farkındayım. en azından birisi benim farkıma varmalı. bir selam bir temas veya bir rahatsız oluş hiç farketmez. varolduğumu anlamalıyım. yoksa kaybolacağım yokluğumda.
yürüyorum yollarda hiç kimse tarafından farkedilmediğimi bile bile bu tek başınalıktan aptal gibi görünmekten korkuyorum. farkedilmiyor olmaktan rahatsızım varolduğumu bilmek istiyorum fakat varolduğumda insanların kibirinden korkuyorum. ah biz insanlar kendimizi öyle kusursuz sanıyoruz ya da öyle göstermeye çalışıyoruz. olduğumuz gibi görünmek, konuşmanın bizi aciz göstereceğini düşünüyoruz.
yürüyorum ve hiç keyif almıyorum bu gökyüzünden güneşten insanın içinde heyecan olmayınca hergün olan şeylerin bugün farklı gelmesi için bir sebep yok sanırım. acı olan bu belki de beni heyecanlandıran birşey yok.
belki de hiç dikkat çekmeden eve gitmeliyim..

CEVAP VER